Mavi büyü minnettar

Yaptıranların her zaman minnettar olduğu bir büyü türüdür. Hızlı aşk büyüsü konusunda size destek olmak isterim. 0532 066 39 09 nolu telefondan bana ulaşabilirsiniz. ... Sizden Gelenler için derin_mavi; hocam öncelikle çok teşekkür ederim. benim sorunum normal bi şekilde dururken birden sağ tarafta minik bir parlama oluyor 'televizyon karıncalanması gibi bir görüntü' meydana geliyor. aradan çok zaman geçmeden bu parlama büyüyor uzun bi süre öyle durduktan sonra açık bir havaya çıkıp tek nefes almamla parlama aniden yok ... BÜYÜ Gerçek tüm öykülerdeki gibi isimleri değiştiriyorum: Ağlamaktan gözleri küçülmüş, yüzü sırılsıklamdı. Harem'e bakan bir tepede çay içiyor ve mainin tonlarının birbirine karıştığı o nefis manzarayı görmüyorduk bile. Dostumu çok seviyor olsam da saatlerdir bitmeyen yinelemelerinden ve mantığa ... Uygun bakım için minnettar, lütfen kalın bir taç ve zengin bir renk ile olacaktır. Bir yetişkin ardıç yaklaşık 15-25 litre suya ihtiyaç duyar, mevsimi 3-4 kez sulamak daha iyidir. Ve haftada bir kez, Mavi Yıldız spreylenebilir, bu en iyi güneş battıktan sonra yapılır. İlk iki yılda, ardıç kış için örtülmelidir. Edward'ın turuncu saçı rüzgarda dalgalandı. Mavi gözleri büyüye olan sonsuz sevgisiyle ışıl ışıl parlıyordu. Eliyle top sakalını avuçlamış, kendinden emin bir şekilde gülümsemişti.-'Dedim ki daha büyü hakkında hiç bir şey bilmiyorsun, çocuk.' Viol'un vücudu baştan aşağı titremişti. Ancak bu sefer tek bir fark ... Yaptıranların her zaman minnettar olduğu bir büyü türüdür. Hızlı aşk büyüsü konusunda size destek olmak isterim. 0532 066 39 09 nolu telefondan bana ulaşabilirsiniz. aşk büyü hızlı Çocuğa güzel isim koymak, evladın babası üzerindeki haklarındandır. Bebeğiniz için isim arayışına girdiyseniz en güzel bebek isimleri 2017 makalemizde çocuğunuza takabileceğiniz modern, klasik, popüler, ilginç gibi birbirinden farklı ve güzel isimleri bulabilirsiniz.. Bebeğinize isim koyarken ismin kulağa hoş gelmesi kadar anlamını da düşünmelisiniz. Mavi Öz: 6300. Can: 554.4 (+80 seviye başına) Saldırı Gücü: 57,46 (+2,41 seviye başına) Saldırı Hızı: 0,638 (+3,3% seviye başına) Hareket Hızı: 335. Can Yenileme: 6,19 (+0,65 seviye başına) Zırh: 24,04 (+3 seviye başına) Büyü Direnci: Roller: Nişancı Turan hocam son durağım oldu. Aslında başta güvenmedim ön yargılıydım çünkü, ama sağ olsun çok ilgilendi. Şimdi yeni evliyim, çok mutluyum. 2 kişi ile nişan yapmıştım bir sebepten hep bozuluyordu. Turan hocam büyüyü bulabildi. Her hoca sende büyü var diyor ama gizlendiği yeri bulmak bence asıl mesele… Lord Barbatos tüm bilimleri öğretir, büyü aracılığıyla gizlenmiş hazineleri ortaya çıkarır, ve geleceği önceden görür. Geçmişi sezer, arkadaşları barıştırır, ve herhangi iki kişiyi bir araya getirip arkadaşlık ilişkisine bağlar. Güçlü mevkilerde olanların iyi niyetlerini elde eder.

DOWNVOTER SAVAŞLARI, ORTA DÜNYA TARİHİ Vol.3

2019.12.12 12:49 Cathessis DOWNVOTER SAVAŞLARI, ORTA DÜNYA TARİHİ Vol.3

Üst Ekeme: Saat 14:00'dan beri post etmeye çalışıyorum ama hata veriyor. Old redditten postluyorum bunu şimdi. O yüzden ne flairi var ne de text editleri. Ah Reddit ah. (New Reddit'e geçtim de editleyebildim oh be 53 dakikadır çile çekiyordum!)

Okumayanlar için önceki bölümler:
Vol.1
Vol.2

Bu yazıda geçenlerde attığım afişin altında kendilerini göremeyip üzülen/sitem eden KGB hulkuna yer verdim. u/SikiTuttunSaruman’la giriştiğimiz bu yazıda sizlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Uzun soluklu yazılarımın 3'üncüsü sizlerle. Sabit bir müzik bulamadım. O yüzden en azından arka planda bu YouTube linkini açarsanız bu ksavetli günlerimizde orta dünya havasına girersiniz. Bu da Spotify linki.
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
Nu’t haccından döndüğümüz günden beri saldırı planları yapıyorduk ve beklenen gün bugündü. Bugün uzun süredir topraklarımızda yürüttüğümüz savaşı onların -downvoterların- yurduna taşıyacaktık. Üstüme cüppemi giydim. Boyut kapısını açtığımda downvoterların bana saldıracaklarını bildiğimden ordudan bir zırhı bana tahsis etmişlerdi. Üstüme büyük geldi biraz ama yeterince sağlam olması bana güven veriyordu. Odamdan çıkıp boyut kapısının olduğu yere doğru yürümeye başladım. Kapıya vardığımda KGB ordusu da boyut kapısının önünde yerini yavaş yavaş almaya başlıyordu. Her yerden zırh ve kılıç tıngırdamaları geliyordu. Bir an gözlerim yaşlarla doldu ama güçlü görünmeliydim, bu anı uzun zamandır bekliyorduk ne de olsa. Meanwhile in Lord’s Room:
O sırada lordum odasında Anor’un bize bahşettiği kutsal kitabımızdan elfçe yazılmış birkaç efsun okuyordu. Sona geldi, kenardaki maşrapadan altın kadehine bir bardak şarap koydu ve tek seferde içti. Moral konuşması yapmasına yardımcı olacaktı bu çünkü. Aynada zırhına bakarken arkadan Arwen geldi ve yanağına bir buse kondurdu. Ardından Lordumun zırhını ve yakasını düzeltti, sımsıkı sarıldı ona. Lordum Arwen’ı öpmek için kendine çektiğinde Arwen O’na zaferi beklemesini söyledi. Lordum biliyordu ki zafer sonrasında onu güzel bir gece bekliyordu. Kılıcına baktı, nesillerdir ailesindeydi bu kılıç ve zamanında Sauron’u yenmek için kullanılmıştı. Kendine ait 3 adı vardı kılıcın: “Andúril”, “Flame Of the West” ve “Üldürülen Üniversite Öğrencisi”.
📷

https://preview.redd.it/hlwwl61iw9441.png?width=1186&format=png&auto=webp&s=e71fe35e1a33397bbe4a36a387643cb35fd92b80
📷
Lordum odasından çıktı ve boyut kapısına doğru ilerlemeye başladı. Odasından çıkar çıkmaz modlar Lordumun yanına sıralanmıştı bile. Sabaha kadar savaş planlarını konuşmuştuk ama gün doğumunda birer saat kestirmek için dağılmıştık. Lordum boyut kapısına geldi ve O’nu ilk gördüğümde gözlerindeki yorgunluktan bizden sonra da uyumadığını anladım. Lordumun kılıcı Sirus yıldızı gibi parıldarken gözünün önüne düşen bir tutan saç onu çok daha korkutucu ve bir o kadar da seksi gösteriyordu. Lordum moral konuşması yaparken arkalardan bir ses geldi. Tanıyordum bu sesi, u/okuryusuf’tan başkası olamazdı. “Annnalarını s*keliiim!” diye bağırdı. Bunun üzerine Lordumuz da “Anneler kutsaldır *rospu çocuğu!” dedi. Saflarda tek tük gülüşmeler duyulsa da Lordumun ciddi duruşu onları kahkaha atmaktan alıkoydu. Yusuf ise bundan sonra üstünde kalacak olan “*rospu çocuğu” lakabını almanın ve ileriki yıllarda çocuklarına anlatacak bir askerlik anısının olmasının gururunu yaşıyordu. Lordum hepimize moral veren konuşmasını yaptı, u/SikiTuttunSaruman her bir neferimizi upvote büyüsüyle kutsarken modlar da askerlerin silahlarını ve duruşlarını düzeltiyordu. Bu savaşı kaybetmeyecektik, kaybımız da çok olacaktı. Ama ben biliyordum ki fedakârlık ve kayıp olmadan zafer de kazanılamazdı. Lordum gür sesiyle kapının açılması emrini verdi. Lordumun emriyle realmların (bouyutların) koruyucusu olan ben Cathessis the Gatekeeper, Downvote dünyasına saldırı için kapıyı açtım. Lanet olası downvoterlar geleceğimizi önceden biliyor olmalıydılar zira kalkan duvar yapmış hazırda bizi bekliyorlardı. Ama bu bizi durduramazdı. Lordum hiç duraksamadan beklenen emri verdi.
“SALDIRIN YİĞİTLERİM!”
📷

https://preview.redd.it/7e6oh3yiw9441.png?width=1080&format=png&auto=webp&s=06d4c0fb3dc658aec3b8c46f2f5adda2aa12a439
📷
KGB ordusunun downvoterlara duyduğu öfke çok fazlaydı. Auralarını iliklerimde hissedebiliyordum. Lordum kapıdan ilk geçendi, ardından da 2 mod hariç diğer modlar girdi. Kalan 3 mod Lordum ve ordusu diğer dünyadayken orta dünyayı koruyacaklardı çünkü bizim dünyamızda da bir sürü düşman vardı hala. Her şeye muhalefet olan u/ImmortalThoth “Ben o kapıdan girmem! Yiyorsa buraya gelsinler de kafalarını koparayım!” diye bağırdı ama boyut kapısına hücüm eden KGB ordusuna karışıp gitti. Ordumuzdan iki tabur “kan kan kan” diye bağırarak kapıdan geçmişti ki lanet olası downvoterlardan birinin attığı ok dizimdeki zırh boşluğundan içeri girdi ve bir dizimin üstüne düştüm. O an köydeki yaşlı bir cüce aklıma geldi. Genç bir maceracıya “Bir zamanlar ben de aynı senin gibi bir maceracıydım. Derken dizime bir ok yedim.” demişti. Umuyorum ki saplanan ok çok ciddi değildi. Tüm gücümle boyut kapısını açık tutmaya çalışıyordum ki başımı çevirdiğimde büyücü gözlerim üstüme gelen 7 adet zırh delici oku gördü. Teslimiyet duygusu içinde okların bedenimle temas etmesini beklerken 3 sadık cüce kalkanlarıyla beraber önüme geçti ama kalkanları okları durduramadı. Üçü de oracıkta can verirken akıllarındaki son şey boyut kapının kapanmaması için beni korumaktı. Bu nasıl bir sadakatti, çok duygulanmıştım. Onların düşüyle aynı sırada bir ucu sırtımdan girip diğer ucu göğsümden çıkan ok sebebiyle yere yığılırken ellerim boyut kapısı mekanizmasından kaydığı için kapının kapandığını ve o sırada kapıdan geçmekte olan savaşçıların iki dünya arasında sıkışıp parçalanmalarını gördüm.
Gözümü açtığımda göğsüm sargılıydı ve sinek ısırması gibi ufak bir acı hissediyordum. Göğsüme baktım ve neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük bir nokta gördüm. Orası okun deldiği yer olmalıydı. Magic aurom beni zırh delici okun ölümcül kuvvetinden korusa de göğsüme saplanan bir ok beni birkaç ay yatakta süründürmüş olmalıydı. Boyut kapısının kapandığını hatırladım birden. Lordum ve 3 tabur KGB askeri downvoter dünyasındayken ben burada ne arıyordum! Derhal gidip kapıyı yeniden açmalı ve takviye güçlerle beraber onlara katılmalıydım. O sırada u/idillogia gülümseyerek elindeki şifalı elf otlarıyla beraber odaya girdi. Kendimde olmadığım aylar boyunca belki muhtemelen birkaç büyü sayıklamıştım ve ortalığı birbirine katmış olmalıydım hatta ağzımdan birkaç kötü söz de çıkmış olabilirdi. Bu süre zarfında bana katlandığı için hızla ona teşekkür ettim, çünkü kendimde değilken çekilmez biri olduğumu biliyordum. Ardından “Ne oldu?” diye sordum ve bana 2 gündür baygın olduğumu, boyut kapısının kapandığını ve downvoterların Dark Lord Mark’ın orclarıyla birleşerek bize saldırdığını söyledi. Birkaç yıldır gıdalar ve bitkiler işinde epeyce ilerlemiş olmalıydı çünkü öyle bir ok yarasını kısa sürede iyileştirecek merhem ya da gıda kaynağı yoktu. Bu gidişle Lordumun sarayında başhekim olması işten bile değildi. Yeterince vakit kaybettiğimi düşünerek hışımla yerimden kalktım ve odadan çıktım. Etraf ana baba günüydü. Yaralı elfler, küçük cüceler, kolu kopmuş insanlar ve daha kimler kimler… Revirden çıkıp boyut kapısına koştum. KGB mühendisleri boyut kapısını tamir etmeye çalışıyorlardı ama zırh delici oklar mekanizmaya da zarar vermişti ve kısa sürede düzeltilmesi imkansızdı. Yere çöküp ağlamaya başladım. 2 koca gündür Lordum ve ordudaki 3 tabur KGB askeri downvoter dünyasında kıran kırana savaşıyordu ve ben baygın kalmıştım. Üstüne üstlük orclar downvoterlarla birleşip bize saldırıyordu ve Lordumuz onların dünyasında kılıç sallarken biz burada hiçbir şey yapamıyorduk. Onların yanına kendim ışınlanabilirdim ama boyut kapısı olmadan yanımda kimseyi götüremezdim. Zaten oraya gitsem bile bu yorgun halimle orada bir işe yaramazdım. Aksine onlar savaşırken onlara ayak bağı bile olabilirdim. Burada yapacak tek şey vardı o da orta dünyadaki düşmanları temizlemekti…
Surlara doğru ilerlemeye başladım. Savaşamayan herkes surlara ok, taş, Yunan ateşi gibi lojistik malzemeleri taşıyordu. Surlara yaklaştıkça etraftaki kül olmuş, çatısı çökmüş evleri gördüm. Uzun menzilli mancınıkları vardı demek ki. Eğer ki surda gedik açarlarsa bu bizim için büyük bir sorun olurdu. Derhal surlara çıktım ve savaşın büyüklüğünü o zaman fark ettim. Sauron’un düşmesinden sonra orclar yıllarca yerin altında hazırlık yapmış ve şimdi downvoterlarla beraber bizlere saldırıyordu. İçimden tüm downvoterlara lanet okudum. Çoğunun babası Sauron’la olan savaşta kendi dünyalarından bize yardım etmek için gelmişti ama onların çocukları yoldan çıkıp bize saldırmaya başlamışlardı. Kendi dünyalarından mavi ejderhalar getirmişlerdi cesetleri surların dibindeydi. Mod general çadırına doğru koştum ve masanın başında u/IamAhustle ve u/YaniktheGent’i gördüm. Beni görünce yüzleri aydınlanır gibi oldu ama önlerindeki haritaya bakınca durumun iyi olmadığını anladım. Düşmanın çok fazla mancınığı vardı ve bu mancınıklar surlara yakın olan evleri tamamen yıkmıştı. Attıkları yanan taşlar kenar kesimlerde yangınlara yol açıyordu. Bununla da yetinmeyip Surların dışında kalan çiftliklerden yakalayıp acımasızca öldürdükleri sığırları da mancınıklarla şehir içine atıyorlardı. Eğer hemen yakılmazlarsa hastalığa sebep olacakları için surlarda olduğu kadar iç kesimlerde de telaşla gezinen gönüllü KGB hulku vardı. Bizim surdaki mancınıklarımızsa mavi ejderhalar tafından yok edilmişti. Geriye sadece 2 mancınığımız kalmıştı ve onlar da aralıksız kullanıldığından taşıyıcı keresteleri çatlamıştı. Bu halde kullanılamazlardı. Generallerin istekleri doğrultusunda surdaki en yüksek kuleye çıkıp mancınıklara ateş topu fırlatmaya başladım. Bu sırada orclar ve downvoterlar halatlar ve merdivenlerle durmaksızın surlara çıkıyordu. Onlar çıktıkça yurdunu savunma içgüdüsüyle yanıp tutuşan cesur askerlerimiz onları öldürerek surlardan aşağı yuvarlıyordu. Aşağıda o kadar ceset vardı ki gece olduğunda onları yakmamız gerekecekti yoksa hem hastalığa sebep olacaklar hem de cesetler taarruza geçen düşmanlara birer rampa görevi görecekti. Mancınıkları ateş toplarıyla kısa sürede etkisiz hale getirdim getirmesine ama ejder kemiğiyle güçlendirilmiş koçbaşlarına alev topu atmak için manam kalmamıştı. Koçbaşlarını kızgın yağlarla etkisiz hale getiririz diye bölük subayı kızgın yağı dökme emrini verdi. u/BlueGrayOwl ve u/moremelih kızgın yağ kazanını omuzlarından destek alıp surların kenarına getirdiğinde u/ufpa elindeki metal sopa yardımıyla kazanın altını kaldırarak yağı aşağı doğru döktü. Bir de ne göreyim, koçbaşının ok geçirmez derisi alev alıp yok olduğunda altındaki yanmaz ejder pulları açığa çıktı. O an s*ki tuttuğumuzu anladım. Koçbaşı ana kapımıza darbe üstüne darbe indiriyordu. Derken ana kapımızdan bir çıtırtı sesi geldi. Hemen aşağı inip düşmanları karşılamak üzere bekleyen askerlerin arasında kılıcımı çekerek yerimi aldım. Ana kapı büyük bir gümbürtüyle kırıldı ve düşmanlar içeri it sürüsü gibi akın etmeye başladı. Arkamdan bir ses işittim ve kale büyücülerine gerekli mistik bitkiler gibi şeyleri karşılayan “ u/rientala19’yı elindeki mana potlarıyla bana doğru koştururken gördüm. Büyücüler revirde yaralıları iyileştirmekle meşgul olduklarından ellerinde kalan 3 şişe mana potunu yollamışlardı. 3 şişeyi sek içtim ve kapıdan içeri giren düşmanlara alev topları fırlatırken o da düşmanlara molotof kokteyl atıyordu. Çatışma çok şiddetliydi ve ne düşman öldürürsek öldürelim bitmiyorlardı. Bu amansız mücadele tam 6 gün boyunca devam etti. Bazen dış surları kaybettik ve iç kaleye çekildik sonra onları geri püskürttük. 7. Günün şafağında mod generallerden biri elf yayıyla orc liderini boğazından vurduğunda lidersiz kalan orc sürüsü geri çekilmeye başladı. Orcların geri çekilmeleri downvoterları da dehşete düşürmüştü ve onlar da geri çekilmeye başladı. Öyle ki, korkudan vurulan liderlerini bile geride bırakmışlardı. Süvarilerle beraber can çekişen orc liderinin yanına gittim. Hemen bildiğim en etkili iyileştirme büyülerini orc liderine uygulamaya başladım çünkü revire götürene kadar ona canlı ihtiyacımız vardı. Yanımdaki u/brylmz onu atının terkisine attı ve revire doğru at sürdük.
Revire girdiğimizde u/samtgrb “Aman aman nereye geldim ben. Daha demin cephedeydim burası neresi *rospu çocukları!” diye inliyordu. Yarası derin değildi, iyileşeceğinden emindim. Tekrardan orc liderine döndüm. Oku en tecrübeli hekimelerden u/idillogia’nın yerinden çıkarması, benim ve diğer kale healerlarının büyülerle orcu ölümden döndürüp stabil hale getirmemiz 8 saat sürdü. Çok yorgun olduğumdan biraz kestirmek için revirdeki odalardan birine daldım ve gördüğüm manzara tarif edilemezdi. Sıhhiyeci u/shido_37 esir alınan yaralı bir downvoteri g*tünden s*kiyordu. Ben de yan odaya geçip oradaki sandalyeye çöktüm ve yorgunluktan oracıkta uyuyakaldım. Kendime geldiğimde hava kararmıştı ve mod generallerle beraber zindana gittik. Modlardan u/IamAhustle gardiyanlardan u/ovzanV2’ye hücrenin kapısını açmasını emretti. Modlar, ben ve gardiyanlar hücreye girip downvoterlara işkence ettik ve bu sırada gardiyanlardan u/justalperen downvoterların da bü evrenin(reddit’in) bir parçası olduğunu söyleyip biraz daha nazik olalım diye ısrar etti ama sonra kendisine küfreden bir downvotera dayanamadı ve tekme tokat girdi. Esir ettiğimiz downvoterlar lider kadrosundan değil de sıradan asker oldukları için bir şey bildikleri yoktu. Bunun üzerine orc liderinin hücresine gittik ve şafak sökene kadar ona işkence ettik ama orc lideri konuşmayı reddetti. Çelik zincir gibi bir iradesi vardı ve onun zincirlerini kırmak kolay olmayacaktı. Onu nasıl konuşturacağımızı düşündük. Bir Balrog’un imgesiyle onu korkutabilirdim, hatta Balrog’dan daha korkunç ifritler de vardı ama bu sefer delirirdi ve işimize yaramazdı. Onun aklının başında olması lazımdı ve öyle bir yöntem bulmalıydık ki yalvara yalvara, kendi isteğiyle bize bildiği her şeyi itiraf etmeliydi. Nasıl bir şey, nasıl bir… Aaaha! Bulmuştum! Gardiyanlardan u/mutfuckrobotu’nun kulağına birkaç şey fısıldadım ve gözleri fal taşı gibi açıldı. İşe yarayacağını o da biliyordu. Orc lideri biraz işkillense de konuşmayacağından emin gibiydi.
O gün akşama kadar orc liderini balla, sütle, mesir macunuyla besledik. Gece yaşayacağımız sevinçten dolayı ellerim kaşınıyordu. Akşam olduğunda süt gibi elf kızlarından 3 kişiyi zindandaki hücreye getirttim. Orc liderinin malafatına da Cesur’un kilidini takıp ellerinden ve kollarından duvara sabitledik ve elflerle baş başa bıraktık. 3 elf kızı sabaha kadar orc liderinin önünde twerk yaptı. Orc lideri malafatındaki kilit yüzünden hem acı çekiyor hem de elf kızlarıyla ilişkiye giremediğinden acı içinde çığlıklar atıp kilidi açın diye yalvarıyordu. Sesi tüm kalede yankılanıyordu. Öyle ki kaledeki birçok kişi uyuyabilmek için kulak tıkacı kullandı. Orc lideri sabaha kadar yalvardı, her şeyi itiraf edeceğini söyledi ama şafak sökene kadar kilidi açmadık. Şafakla beraber modlarla zindana indik. Elf kızlarını istirahat etmeleri için odalarına yolladık ve general u/YaniktheGent elindeki savaş çekiciyle tek hamlede orc liderinin malafatındaki kilidini kırdı. Eğer orc lideri birkaç saat daha kilitli kalsaydı acı ve kederden ölecekti. Bu yöntem çok tehlikeliydi ama bir o kadar da etkiliydi. Bunu bir kenara not aldım. Orc lideri malafatı serbest kalır kalmaz işine koyuldu ve generale kilidi kırdığı için minnettar olduğunu söyledi. Onu işini yaparken izlemek ne kadar iğrenç de olsa sonuna kadar bekledik çünkü artık kilitleri kırılmıştı (her iki mana da da :dd) ve bize bildiği her şeyi anlatacaktı.
Orc lideri işini bitirdiğinde downvoterlarla ilgili her şeyi anlattı. Dediğine göre yüzyıllar önce Sauron’la olan savaşta ölmek üzere olan bir savaşçı ölmekten korktuğu için ruhunu ilk dark lorda satmış ve ruhu karşılığında ondan boyutlar arasında kapı açma yeteneğini almıştı. Bu yeteneğini daha doğrusu lanetini her kullandığında ruhundan bir parça kaybederek daha fazla çıldırmış ve yoldan çıkmıştır. Başta yanına getirdiği downvote ırkıyla orta dünyada sadece bir şehir kurup huzur içinde yaşamak isterken zaman geçtikçe delirmiş ve Nefes almak için surların dışına çıktım askerlerimizin yoğun çalışmalarını gördüm. Cesetleri toplayıp yakacak, surdaki gedikleri onaracak, surların dibindeki cesetlerle beraber çamur deryasına dönmüş hendekleri tekrar kazacaklardı. O sırada uzaklarda yeşil bir ışık kümesi farkettim ve atımı oraya doğru yürmeye başladım. 5 tane ghostu bir ateşin etrafında oturmuş muhabbet ederken gördüm ve dinlemeye başladım. Bir cisimden bahsediyorlardı. Öyle bir cisim ki tüm orclar bu cismi arıyordu. O cismin orc liderinin bahsettiği boyutlar arası bağlantıyı sağlayan cisimle aynı olup olmadığını merak ettim ve ghostlara doğru yürümeye başladım. u/csyeniden’i, u/mcdmnsi’i, u/mosyosolid’i ve u/normade1’i tanıdım ama sonuncu ghost kafasında savaş baştası varken tanınamaz haldeydi. Kim olduğunu sorunca “u/sunqfu’yum ben” dedi. Bu 5 ghost’u en son 2 ay önce Lordumun downvoterlar hakkında istihbarat toplamaları için görevlendirdiğinde görmüştüm. Aralarından biri konuşmaya başladı: “u/Cathessis, dowvotecuları takip ederken orclarla iletişim kurduklarını görüp onları Mordor’daki madenlere kadar takip ettik. Madene sızınca yüzlerce metre derinliğinde devasa bir çukur kazdıklarını gördük. Çukur o kadar genişti ki iç tarafındaki sarmal merdivenlerle dibe iniliyordu, ek olarak orta tarafta da kazdıkları toprağı çıkarmaları için vinç sistemi vardı. Gece olup hepsi madenden çıkınca çukurun dibine indik. Hızlı hızlı basamaklardan inmemize rağmen inişimiz en az 15 dakika sürmüştü. O sırada duvarların parıldamaya başladığını fark ettik. Duvarlara bir sürü minyatür resmedilmişti ve bunların birince parıldayan bir cisim görülüyordu. Yerin bu kadar altında böyle minyatürler olduğuna göre orclar önemli bir şey bulmuş olmalıydı. Derken arkamızdan gece devriyesindeki downvoterlar göründü. Onlar bağırınca merdivenin aşağısından da orclar gelmeye başladı. Kanımızın son damlasına kaadr savaştık ama bizden onlarca kat fazlaydılar ve sonunda daha fazla dayanamadık.” derken yüzü yere bakıyordu. Kahramanca çarpışmışlardı ve edindikleri bilgileri Lorduma ulaştıramadıklarından ruhları da bu dünyada acı çekiyordu. Gideceğim yer belli olmuştu, Mordor’da beni büyük tehlikeler ve şeytani varlıklar bekliyordu.
Surlara doğru at sürdüm ve generallerle bu bilgiyi paylaştım. Yakın zamanda tekrar saldırı bekledikleri için tüm askerlere burada ihtiyaçları vardı ama ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Kaleden gerekli eşyalarımı alıp Mordor’a gitmek için surların dışına çıktım. Tek sorun nasıl gideceğimdi. Günlerdir yaşanan bu olaylar yüzünden kendimi teleport edemezdim. Atla yanlarından geçsem düşmanların ordugahından dolayı geçişim zor olurdu. Havadan gitsem de beni fark ettiklerinde oklarla vurup keklik gibi avlamaları işten bile değildi. Kara kara düşünürken yanıma gelen u/alperozkaya’ya aklımdan geçenleri anlattım. “Bekle beni Cathessis” deyip kaleye koştu ve az sonra elinde bir tahta parçasıyla geri döndü. Elindeki “+” şeklinde tahta parçasıyla ne yapacağını sordum. O da bana downvotecu *rospu çocuklarının yaralılarını çarmıha gerip sabah onların ordugahına yakın bir yere götüreceğini, böylece de kilometrelerce metrekare alanda gökyüzünün görünmeyeceğini söyledi. Bu fikir aklıma yatmıştı. Bir ıslıkla uçan kartal dostumu çağırdım. Sabah olup da akbabalar gökyüzünde siyah bir bulut gibi yayıldığında kartal dostumla akbabaların üstünden uçarak Mordor’a doğru yol alırken “Acaba Lordum ve yanındakiler neler şu an ne yapıyorlar?” diye düşünüyordum.
Devam edecek…
Teşekkür: Downvotecu kelimesi yerine downvoter kelimesinin kullanılmasını bana öneren u/SikiTuttunSaruman’a teşekkürler.
Not: Vakit buldukça görsel eklemeye çalışacağım, yazıyı bile kaç gündür yazıyorum anca dün tamamlayabildim. Görsellere pek vaktim kalmadı.
submitted by Cathessis to KGBTR [link] [comments]


Sezon 9 Minecraft Modlu Survival Multi Bölüm 16 - Bütün ... PMC Represents The UNDERGROUND - YouTube din dersi - YouTube Ombre kirma pigmentasyon mavi buyu Büyücü Evini Görüntüledik. Başımıza Gelmeyen Kalmadı.(Paranormal Olaylar, Gizemli Yerler) Mavi Ombre: Tülin Kermen

Medyum Sedat Hoca Yaşam Koçu Medyum Tavsiye Medyumlar ...

  1. Sezon 9 Minecraft Modlu Survival Multi Bölüm 16 - Bütün ...
  2. PMC Represents The UNDERGROUND - YouTube
  3. din dersi - YouTube
  4. Ombre kirma pigmentasyon mavi buyu
  5. Büyücü Evini Görüntüledik. Başımıza Gelmeyen Kalmadı.(Paranormal Olaylar, Gizemli Yerler)
  6. Mavi Ombre: Tülin Kermen
  7. Muammer SUN - Mavi Büyü

MK YAPIM'dan Hepinize Merhabalar . Ben , Kenan Karaçoban. Arkadaşım Musa Karademir Ve Kardeşim Ersin Karaçoban. Youtube Kanal Video İçeriğimiz. Paranormal Olaylar Gizemli Yerler Sırlar ... Patron feat Onur Uğur,Selim Muran,Santi,Sürveyan,Sokrat ST,Ados,Hayki,Saian SS,DJ.Sivo & Arda Gezer. Video Director : Esaf Veli Kahramansoy Kurgu & Montaj : ... Skip navigation Muammer SUN Mavi Büyü Söz: Bülent ECEVİT Soprano: Hülya Kazan Tenor: Hakan Aysev Bariton: Arda Aydoğan Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası Şef: Orhan Şallıel 2002- Bursa MAVİ BÜYÜ ... Kuaför Metin no yellow (mavi buyu) - Duration: 0:32. Metin Ates 67,140 views. 0:32. Dude, blush placement changes your whole face - Duration: 6:43. Alexandra Anele Recommended for you. Sinan: https://www.youtube.com/user/sinankocali Web Sitem: http://www.mavislime.com İnstagram Profilim: https://goo.gl/DKEiyY Twitch Profilim: http://goo.gl/... mavi büyü nasıl yapılır - Duration: 2:13. Bora Oner 169,804 views. 2:13. How to Color Hair Ombre Balayage Hair Color Technique FULL LENGTH - Duration: 9:39.